top of page

"Aklımın içi tuhaf fikirler fabrikası gibi çalışıyor."

Aslı Pizrenli

#rüzgaraltısöyleşi

"Benim Burada Ne İşim Var?" son satırını okuduğunuzda anlamanın ve anlaşılmanın huzuruyla sarmalıyor sizi. Burcu’nun kendi uyku mücadelesiyle başlayan yolculuğunun daha büyük ölçekli bir hak arayışına dönüşerek, kendi sesini bulmaya evrilmesi, okuru da çok tatlı bir yolculuğa çıkartıyor. Yazarın eğlenceli benzetmeleri, yeni yeni bakanlıklar yaratan hayal gücü ve insan doğasına dair yaptığı haklı saptamalarıyla, işlediği zamansız konular daha da derinlik kazanıyor. Hak aramayı, yılmadan mücadeleyi, arkadaşlığı, farklılıkların birlikteliğini, kendini ifade etmeyi en doğal haliyle vurguladığı ve hatırlattığı için Işınsu Ermiş’e bir kez de sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum.


Hitap ettiğiniz yaş grubuna yazmaya nasıl karar verdiniz? Bu kararın belirli bir sebebi var mı?

İtalya’da yaşadığım dönem okuyabildiğim İtalyanca kitaplar yalnızca çocuk kitaplarıydı. Bu dönemde kitapçıları gezdiğimde elim hep resimli kitaplara gidiyordu. Bir süre sadece bunun hayalini kurdum. Sanırım bu yola girerken ilk olarak resimli bir çocuk kitabı yazacağımı düşünmüştüm. Karadankaçan Akademi’de bolca kitap okumak, tartışmak ve bolca yazma egzersizleriyle küçük bir cümleden gelen hikâye fikri büyüyüp kendi yaş grubunu buldu.


Yazı serüveninizde size kutup yıldızı olan bir kitap ya da yazar var mı?

Astrid Lindgren’in Pippi Uzunçorap’ı ve Dağlarca’nın Balina ve Mandalina’sı. Onlarca kitap arasında neden bu ikisi diye soracaksınız belki. Benim seçimim, tamamen kendi belleğimle ilgili. Bu iki kitap anneannemin evinde bulduğum annemin ve teyzemin eski kitaplarıydı. Pippi’nin biraz anarşist, kuduruk haline bayılmıştım. Balina ve Mandalina’nın da melankolik yanımı beslediğini düşünüyorum.


Bir kitabı okuduğumuz süre boyunca hikâyedeki karakterler hayatımızın bir parçası haline geliyor. Onlarla gülüyor, eğleniyor, üzülüyor, sıkılıyor ya da güçleniyoruz. Burcu ilk sayfadan itibaren uyumlandığım bir karakter oldu. (Sadece kız olmasından kaynaklı değil üstelik ☺). Değiştirmek istedikleri konusunda ısrarcı, çok iyi bir gözlemci, duyarlı ve sevgi dolu bir karakter. Burcu nasıl ortaya çıktı? Yaratım sürecinden bahsedebilir misiniz?

Yaramaz hayvanlarla ilgili bir atölye cümlesinden çıkan bir karakter oldu Burcu. Hikâyelerde tezat, uyum problemi yaşayan karakterle ben de kendimi yakın görürüm. Yaramaz hayvanlarla başı belaya giren bir çocuk geldi aklıma. Tabii, kimse hayvanlardan nefret eden bir çocuk hakkında hikâye anlatmak istemez, benim amacım da bu değildi. Bu yüzden Burcu’nun, onu hayvanlara ve insanlara yakınlaştırabilecek kişilik özelliklerini hayal etmeye çalıştım. Öfkesini nasıl başka bir yere çekeceğini ve empati yeteneğini geliştirebileceği bazı sahneler üzerine düşündüm. Biraz da kendimi Burcu’nun yerine koydum.

 

Burcu'nun doğup büyüdüğü yer çocukluğumuzda hatta şimdi bile birçoğumuzun hayalini süsleyecek bir ortam. Peki, siz nasıl bir çevrede ve ailede büyüdünüz?

Pazar günü saatlerce gazetelerin okunduğu, huzurlu ve özgür bir aile ortamında büyüdüm. Ailemin ülke şartlarında ben daha çocukken, klasik müzik sanatçısı olmam yolunda destek vermesine hâlâ şaşırıyorum. Antalya’da büyüdüm. Bu şehir 90’larda kısmen büyük bir köydü fakat ben fakat kendimi yine de şehirli bir çocuk gibi hissediyordum. Bu noktada içimden gelen çoğu samimi duyguyu anneannemin kasabası Bafa’da edindiğimi düşünüyorum.


Burada Ne İşim Var? ile ilgili ilk geri dönüşleri hatırlamanızı istiyorum. Sizi mutlu eden, şaşırtan ya da hiç o yönden bakmadığınızı düşündüren yorumlar nelerdi?

Çocukların geri dönüşleri yazmanın en keyifli yanıymış. Çocukların Burcu’yu daha iyi anlamak için sanki Burcu’ymuşum gibi sorduğu sorular beni çok mutlu etmişti. Okuyucunun karakterle özleştiğini görmek yeni bir yazarın yaşaması gereken bir duygu…


Kitap farklılıklara ışık tutuyor, bilinmeyeni anlamaya çalıştığımızda onun aslında düşündüğümüz kadar kötü olmayabileceğini çok güzel bir şekilde ortaya seriyor. Peki, sizce kişiyi farklı olanı anlamaya yönlendiren motivasyon ne olabilir?

Hayatı kolaylaştıran, yaşama kuvveti veren yegâne şeyin bağlar olduğuna inanıyorum. Burcu da bir dönem yabancılaştığı ortamdan arkadaş, aile ve hayvanlarla olan bağları sayesinde başka bir anlam çıkartıyor.


Burcu içinde bulunduğu zorlu durumlardan biraz Ömer, biraz ailesi ama çokça bir şeyleri değiştirebilme gücünü kendinde bulduğu zaman kurtulabiliyor. Burcu şahsen bayıldığım bir karakter oldu. Şu anda dışarıda Burcu gibi potansiyelini keşfedememiş ve zorbalıklara maruz kalan çocuklara bir şeyler söylemek ister misiniz?


Sevgili okuyucu, insan kendini bazen yalnız hissedebilir. Bu su içmek, yemek yemek kadar doğal bir şeydir. Ama bir gün o ittirme kuvveti ya da sırtındaki o el, sana okuduğun kitabın bir cümlesinde, bir şarkıda ya da arkadaşlarınla paylaşılan bir akşamda kendini gösterecek.


Ulusal Dünyaya Gelme Bakanlığı, Yaşadığın Yeri Değiştirme Bakanlığı, Unutma Partisi… Hepsi şahane fikirler! Bu ve bunun gibi devamının geleceğine yürekten inandığım fikirler nasıl çıktı ortaya? Yani bu fikirleri üreten hayal dünyanızı nasıl ve neyle besliyorsunuz?

Aklımın içi tuhaf fikirler fabrikası gibi çalışıyor. Gündelik hayatta da gerçeği biraz çarpıtmayı, sıradan anlarda oluşması imkânsız tuhaf senaryolar üretmeyi ve insanları güldürmeyi severim. İçinde hafif bir sarkazm kırıntısı olan metinleri okumaya bayılırım. Bu açıdan John Boyne’nin Yanlışlıkla Dünya’nın Ucuna Uçan Çocuk, yetişkinde ise Jean Lois Fornier’in kara mizahı çok ilham verici mesela…  Çocukluk-erken gençlik dönemlerinde mizah dergilerinde kaçırdığım sayı olmamıştır. Bir de çok izledim. Uzun zaman önce kapanan VCD dükkânındaki çalışanı şimdi bile görsem tanırım. Son dönemlerde ise bu açlığımı yeni nesil stand-up gösterileriyle bastırıyorum.

 

Herkesin Ömer gibi kendi halinde, amacı sadece yardım etmek olan bir arkadaşa ihtiyacı vardır. Kendisi Burcuyu korumak için gıcıklar ordusuna karşı tek başına karşı koyuyor ki o yaşlarda birçok çocuk bunu göze almaz. Bu gözüpek karakterin yaratım sürecinden bahsedebilir misiniz?

Burcu’nun ailesiyle ve yaşadığı çevreyle ilgili var olduğunu düşündüğü problemlerinde ona destek olacak bağımsız bir güce ihtiyacı vardı. Ömer gibi daha küçük bir mahalle ortamında, insanlarla bir arada olan bir çocuğun Burcu’nun eksikliğini hissettiği duyguları daha rahat ifade edebileceğini düşündüm. Tüm bu farklılıklar birlikte olmayı güçleştiriyor gibi görünse de kişiliğimizi besleyip gelişten noktalar aslında.

 


Benim Burada Ne İşim Var?, Işınsu Ermiş, Kırmızı Kedi Çocuk

Yeni yazılar ve atölyelerden haberdar olmak için hemen güverteye katıl!

Güverteye Hoş Geldiniz!

karadankacan-akademi
  • karadankacanakademi-instagram
  • karadankacanakademi-facebook
  • karadankacanakademi-x
bottom of page